Ayın Konuğu : Sermet ERKİN

 

Türkiye’nin en ünlü illüzyonistlerinden, illüzyon sanatında yılların eskitemediği isim sayın Sermet ERKİN Mart ayında Gezenti’de konuğumuz oldu. Sermet bey ile yaptığımız keyifli sohbeti Ayın Konuğu bölümümüzde sizlere sunuyoruz..

1. Merhaba Sermet bey, öncelikle bizleri kırmayıp bu söyleşi talebimizi geri çevirmediğiniz için Gezenti ailemiz adına teşekkür ediyoruz.. Sizi ülkemizin başarılı ve en  ünlü illüzyonisti olarak zaten çok iyi tanıyoruz. Bizim tanıdığımızın dışında özel hayatında nasıl biridir Sermet Erkin?

Özel hayatı da illüzyonla geçen biriyim. Dünyanın hemen her yerinde binlerce illüzyonist var. Bunlar sürekli bir şeyler üretiyorlar, onları takip etmek yeni gelişmeleri yakından izleyip üzerinde çalıştığım oyun ve gösterileri daha farklı kılmak için uğraşıyorum. Gerek çocuklara gerekse büyüklere için başlı başına temsiller verdiğim ve bu temsiller büyükler için olduğunda ne az iki saatlik gösteriler olduğundan bir gösterinin hazırlığı kolay olmuyor. İşte bu yüzden daima yepyeni bir gösteri hazırlamak için çalışıyorum. Bu iş internet öncesi çok daha zor ve uzun zaman alırdı. O zamanlar pek çok dilde dergiye abone idim. Gerçi yine aboneliklerim sürüyor ama bugün için bu uğraş sadece  koleksiyon kapsamında kalıyor. Eskiden her sene iki üç kere yurtdışındaki seminer ve kongrelere katılırdım. Şimdi onların yerini internet aldı. İllüzyonun dışında Atlas Tarih Dergisine yazı yazıyorum. Geçen sayıda Safiye Ayla’yı yazmıştım önümüzdeki sayı çok çarpıcı bir sanatçıyı anlatacağım. Çok ilgi çekecek bir konu başlığım var. Ayrıca üzerinde çalıştığım ve aynı anda yürüyen üç kitap çalışmam var.  Benim evden ayrı bir kütüphane dairem var. Türkiye’nin en büyük piyes, Karagöz tasvirleri koleksiyonum ayrıca önemli sayılabilecek film, plak, belge arşivim var. Zamanımın büyük kısmı burada plakların, kitapların, oyunların arasında geçiyor.

2. Son dönemde sizi ekranlarda ve çeşitli organizasyonlarda daha az görüyoruz. Sermet Erkin bu aralar biraz kabuğuna çekildi diyebilir miyiz? Bunun nedeni nedir?

Ekranlarda az görmenizin sebebi ekranlarda gerek eğlence gerekse sohbet programlarının inanılmaz bir kalite kaybı göstermesindendir. Artık günümüzde kötü türkçe, kötü sunuş ama yerli yersiz bol bol kahkaha program oluşturuyor. Bu da bana içine düşülmemesi gereken bir yavanlık  veriyor. İsmi yıldızlaşmış sözde bazı sunucuların katıldığım programlarından orada bulunduğum süre içinde öylesine bunaldım ki bu yaştan sonra o tür programlarda gözükmenin bana sadece iç sıkıntısı getirdiğine inanıyorum. Geçtiğimiz yıl Profilo’da bir çocuk gösterim vardı. O zaman elbette çok sık programlara katılıyordum ama o zaman bile daha çok yazılı basını tercih ediyordum.

3. Çok küçük yaştan beri büyük İllüzyon sanatçısı sayın Zati SUNGUR ile birlikte olduğunuzu ve Zati beyin tek öğrencisi olduğunuzu birçok kişi biliyor. Hayatını bu sanata adamış birisiniz. İllüzyonun hayatınızdaki yeri nedir?

Şimdi burada Zati Sungur’un öğrencisi olmak deyimi  tam yerine oturmuyor. Zira ben Zati Sungur’a öğrenci olarak başvurmadım. Ben henüz ilkokul birinci sınıfta iken Zati Beyle tanıştım ondan sonra onun 84 deki ölümüne kadar her an her dakika yan yana geçen yılları paylaştık. Öyle ki eski Teşvikiyeliler bizi dede torun sanırlardı. Onun gözleri de mavi benimki de, o da sarışın ben de ve her an beraberiz. İşte bu birliktelik onu ister istemez bir hoca konumuna getirdi. Zaten o da bir gün geldi benimle döneminin çok satan bir dergisine ropörtaj vererek, illüzyon sanatında ki  yerini bana bıraktığını duyurdu. Daha sonra birlikte katıldığımız siyah beyaz dönemi TRT Televizyonundaki bazı programlarda da bunu teyit ederek bir anlamda beni diplomalandırdı. Hatta bir resmini bana “geleceğin Zati Sungur’una “diye imzalayarak bu vasfı ebedileştirdi…

sermet erkin gezenti1
4. Sizce ülkemizde illüzyon sanatına ne kadar değer veriliyor. İllüzyonistler aradığı desteği bulabiliyor mu? Ya da diğer ülkelerle karşılaştırırsak bu sanatın ülkemizdeki durumu nedir?

Ne yazık ki buna “illüzyon sanatı ülkemizde gereken noktadadır” diyemeiyeceğim.  İllüzyon sanatı ülkemizde hala “müslüman mahallesinde salyangoz satmaya” benziyor. Gitgide daha da kötüye gidiyor. Buna neden olan iki büyük faktör var. Birincisi ülkemizdeki eğlence anlayışı büyük bir kimlik değiştirdi. 50li yıllarda var olan programında yerli yabancı akrobat, jonglör, illüzyonist gibi sanatçıları alan gece kulubü anlayışı günümüzde tamamen silinmiştir. O yıllarda Vagon Blö, Turkuaz, Ruje Nuar gibi salonlar artık yok. Sadece onlar değil başlı başına program yapan düğün salonları dahi tarihe karıştı. Bu elbette birinci sebep ama diğer bir sebepte  illüzyon sanatını günümüze taşıyan uygulayıcılarında. Hele içlerinde öyle kötüler var ki inanın onları gördüğümde içim kalkıyor. Hele bir polis emeklisi var ki, korkunç demek o adamın gösterisini ifade etmeye kafi değil. İllüzyon sanatı günümüze kadar uygulayıcıların Zati Sungur’dan başlayarak hep birbirini taklit etmesi ile gelmiş. Sonuçta Nasrettin Hoca’nın fıkrasındaki gibi-suyunun suyu- olmuş. Bakın ben Zati Beyin öğrencisiyim ama ne fotoğrafımdaki ne de sahnede ki duruşumla onun en ufak bir gölgesi değilim. O bana bu işin tekniğini öğretti ben kendime göre yoğurdum. Batı da ise durum böyle değil insanlar orada birbirinden farklı olmak için yarışıyorlar. Sahnedeki sunuşumun taklit edilmesini bir yana bırakırsak, internette görüyorum benim logomdan afişlerime kadar her şeyimi utanmadan taklit ediyorlar…

5. Herkes merak eder; Acaba İllüzyonistler yakın çevresine oyunlarla ilgili ufak sırlar verirler mi diye. Sizin bu konuda kurallarınız ne kadar katıdır? Ya da illüzyonistlerin bu konuyla iligli ortak bir prensipleri var mıdır?

Sırlar hiç bir zaman hiç kimseye açıklanmaz. Çünkü bu sanatın temeli o sırlarda gizlidir. Seyirci oyunun sırrını bilmediği zaman ondan zevk alır. Yoksa sırrını bildiğinde seyretmenin ne anlamaı kalır? Ama ne yazık ki günümüzde biri bir oyun yaptımı herkes ondan haz duymak yerine “nasıl yaptı” derdine düşüyor.

6. İllüzyon sanatını diğer sanat dalarıyla karşılaştırsanız bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Felsefeciler felsefeyi; sosyoloji, mantık gibi bilimler kapsayan bir üçgen yapı olarak açıklar ve felsefeyi en üste koyarlar. Bende illüzyonu bu şekilde açıklayacağım. İllüzyon; sahne sanatlarının tepe noktasında ki sanattır. Çünkü sinema da, tiyatro da illüzyondan doğmuştur. En eski sahne sanatı illüzyondur. Kaldı ki bir illüzyon gösterisi sahne sanatlarının müzik, dekor, kostüm gibi bütün unsurlarını taşıdığı gibi kendi tekniği ile bambaşka bir sanat dalıdır. Bu bakımdan zordur. Elbette bu zorluğu, bütünüyle tam bir sahne gösterisinin seyirci üzerinde etki yaratması noktasında görüyorum. Yoksa internetten üç beş oyun öğrenip, yurt dıından bir kaç malzeme getirterek “illüzyonist” olduğunu söyleyip, kendini profesyonel görenleri kastetmiyorum.

sermet erkin gezenti2

7. Yıllardır sizi aynı çizgide tanıdık sevdik. Sahnedeki giyim tarzınız, nezaketiniz ve duruşunuz. Diğer meslektaşlarınızda bunları pek göremiyoruz. Sakallı, sürmeli ve korkunç görünmeyi tercih eden illüzyonistler var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

İllüzyon sanatı biraz once de söylediğim gibi zor bir sahne sanatıdır. Elbette en zor kısmı sahnede seyirciyi etkilemektir. Bunun için kişinin güzel bir dil, düzgün bir diksiyon, çok iyi el mahareti vs. pek çok noktada vasıflı ve bu vasıflara hakim olması gerekmektedir. Bunun yanında illüzyonist daima sahnenin tek oyuncusu olayın tek sürükleyicisidir. Bunun için de güzel sanatların her dalında yetkin olmalıdır. İşte bütün bunlar aslında bir yaşam biçimidir. Çocukluktan başlayan bu özellikler sonradan ya hiç kazanılmaz ya da çok emek ve özveri ister. Bütün bunları elde etmek zor olduğuna ve bu sanat bir sahne sanatı olup başarısı seyirciyi etkilemekte gizli olduğuna göre, kendinde bu eksikliği fark eden illüzyon uygulayıcalrı çareyi bu sanatı mistik bir dünyanın snucu olarak göstermek adına işlerini kolaylaştırmak için gerek kostümlerinde, gerek duruşlarında söylediğiniz türden görünmeyi tercih etmişler. Bu tarzı biri yapıp biraz iş yapınca diğerleri de taklitçi oldukları için onun peşinden gitmişler. İşte sebep bu…

8. Yıllardır bu tarz gösterilerde “Hokus Pokus” ve “Abra Kadabra” kelimeleri kullanılır. Bu kelimelerin bir anlamı var mıdır hep merak ederiz?

Bu sözlerin hiç bir anlamı yok. “Abrakadabra” ingilizlerin, “Hokus Pokus” fransızların “Sim Sala Bim” almanların illüzyon dünyasına kattığı deyimlerdir. Sadece gösterinin etkisini pekiştirmek için kullanılır. Bazılarının iddia ettiği gibi bu sözler ne kara büyünün ne de kabbalist düşüncenin ürünüdür. 

9. Gerçekten sihirli bir değneğiniz olsa dünyada ve ülkemizde neleri değiştirirdiniz?

O kadar değiştireceğim şey olurdu ki saymakla bitmez. Ama ilk once ülkemiz halkında hızla yok olan sanat zevkini yükseltmek ister bu medeniyet çöküşüne son vermek isterdim. Bunun için de okuma isteği aşılardım…

sermet erkin gezenti3

10. Şu anda devam eden bir gösteriniz ya da farklı bir projeniz var mı?

Geçen yıl yirmiüç yıl süren evliliğimizi sonlardırmıştık. Bu yılı çocukların bu olaya adaptasyonu ile geçirdim. Eğer bu engelle karşılaşmasaydım bu kış sezonu için hazırladığım hem çocuk, hem de büyük seyircilere yönelik iki ayrı gösterim olacaktı. Kısmet değilmiş. Ama seneye her ikisini de sahneye koyacağım.. Hatta “Sihirli Bahçe” adındaki çocuk gösterim, dekorları oyunları bugün sahnelnecekmiş gibi herşeyi ile hazır.

11. Son günlerde bir yarışma programında “Aref” isimli İran asıllı bir genç illüzyon sanatında çok popüler hale geldi. Aref’i izleme fırsatı buldunuz mu? Onun hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Aref akıllı bir çocuk. Bizimkilerin yapmadığını yaparak, yurt dışından masraf edip çok sağlam denenmiş oyunları satın almış. Ama kendi söylediği gibi dört yıllık bir profesyonel artist olduğunu sanmıyorum. Başarısı, satın aldığı oyunu tarif edildiği şekilde kullanmasında gizli. Sunuşu, artist yanı çok zayıf gösterisi mizansen hatalarıyla dolu. Sadece oyun sağlam bir oyun olduğu için başarıyı yakaladı. Tek başına sahne alıp seyirciyi iki saat seyirciyi eğlendirecek yeteneği olduğunu sanmıyorum. Olayın bir de yarışma formatında -coşmaya hazır- seyirci önünde yapıldığını unutmayalım. O yarışmaya katılan bizim manipulasyon dediğimiz el hünerleri gösteren bir türk vardı. Bence sanatçı olarak o Areften çok daha iyi. Çünkü onun yaptığı uzun bir ön çalışma istiyor. Şunu da unutmayalım ki jüri üyelerinin atraksiyon konusunda deneyimleri hiç yok. Bir yarışmacı -kedi gösterisi- sunarken, her üçü de “kedi” terbiye edildiğini ilk defa gördüklerini söylediler. Bundan da en azından hiç  ülkemize gelen sirklerin hiç birine gitmemiş olduklarını anlıyoruz.

12. Son olarak sizi sevenlere, illüzyon sanatıyla ilgilenenlere ve bu dalda kendini yetiştirmek isteyenlere neler söylemek isterdiniz?

İllüzyon sanatı gerçek anlamda zor bir sahne sanatı. Bunu bir kere daha tekrarlayarak bu sanatla ilgilenmek isteyenlere, bu işe gerçek anlamda bütün zorluluklarına yılmadan göğüs gerebilecekler ve kendilerine has bir gösteri yaratabileceklerse başlamalarını  tavsiye ediyorum.
Kütüphanemdeki piyeslerin listesini internette ki sitemde yayınladıktan sonra, ne yazık ki bazılarından bu listenin “hayal” olduğunu ima eden mailler aldım. O yüzden size kütüphanemin çeşitli noktalarını gösteren bir iki fotoğraf gönderiyorum. Yayınlarsanız belki inanmayanlara belge olur.

13.Sayın Sermet Erkin Gezenti Ailesi adına bu güzel sohbet için sizlere teşekkür ediyoruz. Sizi çok özlediğimizi belirterek eskisi gibi daha sık sahnelerde ve ekranlarda sizi görmek istiyoruz. Gezenti’den sevgilerle..

Ben de beni düşünüp bu röportaj teklifini getirdiğiniz için sizlere çok teşekkürler ediyor, sitenizin bütün ziyaretçilerini daima iyiliklerle dolu bir hayat sürmeleri temennisi ile, selamlıyorum…

sermet erkin gezenti4

Caner Çelik & Sermet ERKİN

Sayın Sermet ERKİN’e bu güzel sohbet için Gezenti Ailesi olarak teşekkür ederiz.

www.gezenti.org

RSS 2.0 beslemesi ile bu yazıyı takip edebilirsiniz. Buradan cevap verebilir, yada izleyebilirsiniz.
5 Cevap
  1. avatar filiz diyor ki:

    sermet bey çocukluğumuzun illizyonistidir. sabırsızlıkla bekliyoruz sermet beyin röportajını.

  2. avatar Caner Çelik diyor ki:

    Sermet beyi ile röportajımız 8 Mart akşamı sitemizde yayınlanacaktır Filiz hanım. İlginize teşekkürler..

  3. avatar Bahattin Damlar diyor ki:

    çok güzel olmuş caner elllerine sağlık bende küçükken gülhane parkına gitmiştik o zamanlarda gülhane parkı denen birşey vardı bilen bilir konserler gösteriler filan o zaman çıkmıştı sermet bey şapkadan tavşan ya da para çıkıyordu :) ) etkilenmiştik tabi.. ne gülhane gülhane ne ilizyon ilizyon artık.. hiçbişey eskisi gibi değil. Sermet beye çok teşekkür ediyorum kırmamış bizi şenlendirmiş sitemizi. İnşallah yeni bir sahnesine hep beraber gideriz

  4. avatar Demet diyor ki:

    güzel bir röportaj olmuş ellerinize sağlık. sermet beyi de tebrik ederim çok güzel bir dille kendini çok güzel ifade etmiş her zaman olduğu gibi. sermet beyi daha fazla göz önünde görmek istiyoruz. bu röportaj için gezenti’ye teşekkür ediyorum.

  5. avatar Caner Çelik diyor ki:

    İlginize teşekkürler demet hanım..

Yanıt bırak

XHTML: Bu komutları kullanabilirsin: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>